| | | | | | | | |
 
SAYI 2 MAYIS 2008
10 
11  12  13  14  15  16  17  18  19  20   
21  22  23  24  25  26  27  28  29  30   

 Türk Sanatının Lovemark'ları

2005 yılında dünyaca ünlü bir dergi çeşitli kategorilerde ülkenin lovemarklarını belirlemişti. Siyaset, medya, spor ve sanat alanında yapılan araştırma aslında belki de bir ilki meydana getiriyordu. Halk bu tarz araştırmalara alışıktı ama sanat için böyle bir araştırmanın yapılmasına ilk kez tanık oluyordu. Artiz Dergi olarak biz de 2178 tanesi internet ortamında, 1190’ı ise karşılıklı görüşme neticesiyle toplamda 3368 kişiye Türk sanatının lovemarklarını sorduk. Ankete katılan 3368 kişinin sadece 1011’i sanat ile alakalıydı. (sanat okullarında öğrenci, sanatla ilgilenen, sanatsever, amatörce veya hobi olarak sanatla ilgilenen…) Yani asıl baz alınması gereken grup sanat ile doğrudan ilişkisi olan 1011 kişiydi.

Toplamda dört buçuk ay süren anket çalışmasında İstanbul, İzmir ve Ankara ağırlıklı olmak üzere seçilen 8 ilde 15 ila 50 yaş aralığını kapsayan ve %67’si erkek olan sanatsever olarak adlandırdığımızı gruba yönelttiğimiz il soru ilk aklanıza gelen ‘ressam’?

6-10

 Osang Gwon | Röportaj

34 yaşındaki Koreli sanatçı Osang Gwon, kağıttan ve fotoğraftan yaptığı heykeller ile son zamanlarda galerilerin en çok kapısını çaldığı sanatçılardan biri. Fotoğraf ve heykelin sınırlarında dolaşan sanatçı, iki alana da dahil edilen heykelleri ile iki alanda da çığır açtı. 

-- --

 Tony Oursler | Röportaj

Tony Oursler’i 4. İstanbul Bienali’nden tanıyoruz. Aya İrini Müzesi’nde ‘Korku’ isimli işi sergilenen Oursler’in kilisenin kubbesinde tüm olup biteni izleyen göz kamaştıran gözlerinden biri bienalin en çok ilgi çeken çalışmalarındandı. İzleyici dikizleyen göz ironikti, izlemeye geleni izliyordu bu göz. Tony Oursler, işlerinde genellikle medya toplumu insanlarının şizofrenik hallerine değiniyor. Pek çok ünlü koleksiyon ve müzede işleri bulunan Oursler ile yaptığımız söyleşide birçok sanat kitabına girmiş sanatçının bilinmeyen yönlerini keşfetmeye çalıştık.

-- --

 Nick Veasey | Röntgen Sanatı

İngiliz sanatçı Nick Veasey alışılmışım dışındaki fotoğrafları ile ilgi topluyor. Özel ekipmanlar, kameralar kullanarak insanların ve objelerin röntgen ışını altındaki görüntülerini çeken Veasey, yakın zamanda çalışmalarını bir kitap içerisinde toplayarak satışa sundu. Stüdyoda yaptığı çalışmalarında en iyi sonucu alabilmek için çoğunlukla bilim adamları ve radyografçılarla iş birliği yapan Nick Veasey, güvenliği ise stüdyoyu kilitleyerek ve çekim esnasında dışarıda durup geiger sayacını kontrol ederek sağlıyor.

6-10

 Hayatın Asıl Renginin Gri Olduğunu Düşünenlerdenim | Adrian Ghenie

Omanyalı sanatçı Adrian Ghenie, espas konusunda ve ışık-renk derecelendirmede konusunda son derece başarılı bir sanatçı. Çalışmalarına yakından baktığınızda buna benzer çalışma ve teknik yapıyı bazı Türk sanatçıların da kullandığını görebilirsiniz. Monokrom resimler konusunda Avrupa’da yavaş yavaş isim yapmaya başlayan Adrian ile yaptığımız görüşmede resimlerinin aksine son derece neşeli ve eğlenceli biri olduğunu gördük.

-- --

 Tüm Galerileri Kapatsak Kimsenin Ruhu Duymaz | Yahşi Baraz

Birkaç yıl oldu olmadı; Türkiye’de Sanat dergisinde Yahşi Baraz şöyle bir söz etmişti; “Türkiye’de 700-800 profesyonel ressamımız var fakat bunların içinden sadece yüzde 1’i Türk Sanat Tarihi’ne girme şansı var.” Suya sabuna dokunmadan, düşündüğünü doğru şekilde yansıtmayan galericilerden biri değil Yahşi Baraz. Türkiye’de sanat yazarı yok diyebilecek kadar cesaretli, sorulduğunda favori 5 ressamını söyleyecek kadar kendinden emin. Yeri geldiğinde ayrım yapmadan Burhan Doğançay’ı, Ömer Uluç’u, Mehmet Güleryüz’ü eleştirebilecek kadar Türk ve dünya sanat piyasasını takip eden bir galerici. Çok okuyan, okuduğu kadar da gezen bir galerici. Türk sanatının gelişmesi için bankaların müze kurmaları çağrısında bulunan bir galerici. Kısaca O, galericiliğin tüm meşakkatli evrelerinden geçmiş, 'alıcısıyla, satıcısıyla ve sanatçısıyla', Türk sanatının başrol oyuncularını ve figüranlarını galerisinin duvarlarından eksik etmeyen ‘one man show’ figürü; işte Yahşi Baraz!

-- --

 Sanatın Ne Olduğunu Bilsek Onu Yapmanın Bir Anlamı Kalmaz | Ceren Oykut

Ceren Oykut, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümünü bitirdi. 2006’da Siemens Sanat’ın kuratörü Markus Graf, onu Under Construction Contemporary Art Center’ın konteynırında sergi açmak davet etti. ’Şehir Konservesi’ adlı sergi, Maltepe’de ve Kuştepe’de açıldı. Ceren Oykut, İrlanda’nın Cork Şehrinde ve İstanbul Bienali’nde de bazı işlerini sergiledi. Hafriyat Sanat Grubu ve Apartman Projesi isimli iki sanatçı insiyatifine şehir konseptli çalışmalarıyla katıldı. Belçika Gent’te konuk olarak Flat Earth Society projesine dahil oldu. Fakat son zamanlarda biz onu Babazula’nın konserlerindeki resim performansı ile daha sık duymaya başladık. Düzenek basit, sahnede grup şarkı söylerken Ceren bir taraftan müziği dinlerken bir taraftan da resim çiziyor, çizdikleri projeksiyonla duvara yansıyor, seyirciler müziği hem dinlemiş hem seyretmiş oluyorlar ve çok eğleniyorlar.  

-- --

 Basit Materyal ve Tekniklerle de Kendini İfade Edebilirsin | David Shillinglaw

Çok basit materyaller ve teknikler kullanarak başarılı illüstrasyonlara imza atan İngiliz sanatçı David Shillinglaw’ı 8 Ocak- 22 Şubat tarihleri arasında Siemens Sanat’ta sanatseverlerle buluşan Muğlak Statü isimli sergi ile tanıyoruz. Shillinglaw ile yaptığımız görüşmede yaratım sürecini şu şekilde özetliyor; 

Bir yer, o şeyin kendisi ile o şeyin sunumu arasındadır. Çift anlamlarla ve çelişmelerle ilgilenirim. İnsan dokunuşları ve bütün yanlışlıklarla gelenlerle eğlenirim. Bulduğum objelerle direkt olarak çalışırım, sonuçta her zaman ne yaptığımın tüm kontrolünü sağlayamam, bu çok önemlidir benim için. Bu, kendim ve etrafımda değişen çevre ile aramda bir diyolog gibi. Benim işim günden güne değişir ve yığınla şey işimi etkiler: anlamlanmış fikirler, şartların açıkça belirttikleri. Bazı şeyleri insan olabilmenin ne olduğunu hatırlatmak için yaparım.

-- --

 Tam Bir Kitap Kurdu | Brian Dettmer

Brian Dettmer’ın sanatsal çalışmaları bildiğiniz türden değil, ilginç bir sanatsal çalışma şekli bulmuş kendine, kitap otopsisi yapıyor. Bir kitabı okuduktan sonra kitap hakkında fikirleriniz oluşur değil mi? Dettmer da okuduğu bir kitap hakkındaki fikirlerini onlara otopsi yaparak ortaya koyuyor. Dettmer, kitapların içlerindekileri değiştirmeden ve oynatmadan bunlardan sanat eserleri adeta heykeller yartıyor! Sonuç hakikaten etkileyici; adeta 3 boyutlu metin - heykeller yaratıyor. Yaptığı işe ise ‘Kitap Otopsisi’ diyor. 

-- --

 Çocuklar İle Modern ve Ötesi Gezisi

Santralistanbul, yaklaşan bahar günlerinde, çeşitli yaş gruplarından çocukları ve ailelerini, haftasonu çocuk atölyelerinde ağırlıyor. Santralistanbul Eğitim Birimi, Enerji Müzesi ve Çağdaş Sanat Merkezi turlarının ardından şimdi de, okul öncesi dönemden başlayarak her yaş grubundan çocuklara haftasonu atölyeleri sunuyor. 13 Nisan’da başlayan Santralistanbul Çocuk Atölyeleri Bahar Programı’ında 10 farklı başlık altında toplam 33 atölye ve çocukların da fikirlerini paylaşacakları 2 konferans yer alıyor. Etkinliklere katılan çocuklar ve aileleri, Santralistanbul’un geniş bir yeşil alan üzerine yayılan bahçesinde de baharı yaşayabilecekler.

-- --

 Sanatçı Olmayan Kişilerin Sanatçı Gibi Gösterildiği Ortamda Olmak İstemiyorum | Mehmat Mahir

Halen Mimar Sinan Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalışmakta olan değerli hocamız Prof.Mehmet Mahir ile tüm doğallığı ve boğaz manzaralı evinin bahçesinde yaptığımız söyleşide kendisinden hem sanatın eğitimi hakkında hem de bugünkü sanat piyasası hakkında çeşitli görüşler aldık.

-- --

 Q ART

Quintessentially, 2000 yılında Londra’da kurulan, sadece ‘üyelerine özel’ hizmet veren, dünyanın en büyük ve tek global ‘kaliteli hayat tarzı yönetim’ şirketidir ve Türkiye’de “be Quintessentially” olarak 2004 yılından bu yana hizmet vermektedir.

“Kişiye özel” hizmet almak isteyen ve sık seyahat eden VIP üyeleri için hem seyahat edilen hem de yaşanan şehirlerde; gezi, keyif ve eğlence anlarını organize eden be Quintessentially, üyelerin bulundukları yerin en yenisini ve en iyi olanını yaşamasını sağlar. 

-- --

 Ayşe Ece Altunç | Söyleşi

1983 doğumlu Ayşe Ece Altunç, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü mezunu. Halen Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nde yüksek lisans yapıyor. Mermer, metal ve ahşap heykellerin yanı sıra litografileri de bulunan Ayşe Ece Altunç’un ilk kişisel sergisini KargART Sergi Salonu’nda 4 Mayıs tarihine kadar gezebilirsiniz.

-- --

 Orhan Taner | Söyleşi

Üniversite eğitimi bittikten sonra uzun yıllar Amerika'nın en büyük bankalarından biri olan Banker Trust şirketinde "managing director" olarak çalışmış. Wall Street'in büyüsüne kapılıp hırsının kurbanı olmadan 15. yılda 45 yaşında bankacılığı bırakmış. Yani 25 yıllık bir Amerikan rüyasını geride bırakıp soluğu Göcek’te almış. Daha sonra Contemporary İstanbul macerası başlamış. Tam Contemporary artık bir dünya markasıdır, en seçkin çağdaş sanat fuarlarından biridir diyecekken çeşitli anlaşmazlıklardan ötürü İkon Fuarcılık ile yollarını ayırmak zorunda kalmış. Şimdi söyleşimizde ayrıntılarını bulacağınız bir başka projeyi hayata geçiriyor. İşte Forbes Dergisi’nin yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de güncel sanatta en güçlü 20 isimden biri olan Orhan Taner ile yaptığımız söyleşi; 55

-- --

 ARTANE

Artane, 2006 yılında fotoğraf sanatçısı Sevil Sert tarafından kuruldu. Türkiye ile yabancı kültürler arasında bir sanat köprüsü olma amacıyla tasarlanan Artane’de dünyanın her yerinden sanatçılara yeni projelerini yaratma ve gösterme olanağı sağlanıyor. Yeni ve alternatif bir sanat platformu olarak tasarlanan bu mekan, yerli ve yabancı sanat meraklılarına ve kolleksiyonerlere, enternasyonel çağdaş sanatın en son gelişmelerini yakından izleme imkanı sunuyor.

-- --

 Büyüyünce Çocuk Olacağım

Hale Güngör’ü satırlara en iyi taşıyanlardan biri Karina Pioner. İşte Pioner’in tadına doyulmaz cümleleriyle Hale Güngör; "Belki hepimiz çocukluğumuzdan sonra hayatta kaldığımız için şanslıyız. Dikişlere doğru giden bütün düşüşler, sonsuz kardeş kavgaları, bisiklet arkalarında boyun kırıcı öğlen uykuları, hastaneye gece ziyaretleri, korkunç arı sokmaları ve burun akmaları… Bütün bunlar sadece dosdoğru ayağa kalkıp sıradaki macera veya kendi için bir hayat arayışına devam etmek için. İster istemez hayatlarımızın bu dönemi üzerimizde izler bırakıyor. Aldığımız yaralar, ister bir oyuncağın ya da yemeğin güzel, banal anısı, ister bir hayat boyu başa çıkılması gereken tramvalar sonradan ne hale geleceğimizi belirliyor. 

-- --

 Sanat, Tam Manâsıyla Halka İndi | 5533

İstanbul Manifaturacılar Çarşısı’nda Şubat ayının sonunda, gerek İMÇ çevresi, gerekse İstanbul sanat ortamına etki etmeyi amaçlayan deneysel bir sanat mekanı açıldı. İsmini kapı numarasından alan "5533", İstanbul 'un önemli ticaret merkezlerinden biri olan İMÇ'de 5. Blok'ta vaktiyle dikiş makinesi ticareti yapılan eski bir dükkanın yeniden dekore edilmesiyle oluşturulmuş. 
 
Mekanın kurucuları, Volkan Aslan, Nancy Atakan ve Marcus Graf. 5533’ün periyodik bir düzenle gerçekleştirilecek olan sanatçı konuşmaları, atölye çalışmaları, her katılımcının kendi fikir ve bilgilerini rahatlıkla paylaşabileceği yuvarlak masa tartışmalarının yanı sıra video gösterimleri, performanslar ve vitrin sergileri ile interaktif bir mekan olmasını hedeflediklerini söylüyorlar. 

-- --

 İşte ‘Mutluluğun Resmi’nin Gerçek Sahibi | Dianne Dengel

Artiz: Sizin tablonuz ‘home sweet home’ (Mutluluğun Resmi) Türkiye’de iyi bilinen bir resim. Ancak birçok kişi bu resmin ünlü Türk ressam Abidin Dino’nun çalışması olduğunu sanıyor. Bu hikaye hakkında bir şey duymuş muydunuz?
Dianne Dengel: "Home Sweet Home" (Mutluluğun Resmi) isimli resmimin başka bir sanatçıya mal edildiğini bilmiyordum. Bunun sizin aracılığınızla derginizde açığa çıkmasından oldukça memnunum.

-- --

 H O B İ | Ersin Dündar

Birçok kişi hobi olarak resim yapmaktadır. Etrafımızda da görürüz. Öncelikle her şey gazetelerdeki resimlere bıyık çizmekle başlar. Okuldaki -yalapşap- resim dersinde de eli yatkın olanların içine bu heves girer. Aile izin vermediği için ileride çocuk hiç bilmediği bir dalda eğitim alır. Ama hangi meslekten olursa olsun resim yapmaya hobi olarak da olsa devam eder. Peki birçok kişinin hobi olarak gördüğü bu işi kendilerine meslek olarak seçmiş kişilerin, yani ressamların hobileri nelerdir hiç düşündünüz mü?

-- --

 Sanatın Çıplak Emekçileri | Marcel Drazinakis | Tedd | Trice

Kimdir çıplak modeller? Bu işe neden ve nasıl başlamışlardır? Atölyede ressam ile olan ilişkisi nasıldır? Teşhirci midirler? İşte bu soruların hepsini aşağıdaki söyleşilerde bulabilirsiniz. Ama önce çıplak modelin ne olduğunu ve ülkemizdeki geçmişine şöyle bir göz atalım; 

-- --

 Pin Up | Giovanna Casotto | Röportaj

İtalyan sanatçı Giovanna Casotto dünyaca ünlü pin up sanatçılarından biri. Aynı zaman erotik çizgi romanları ile tanınıyor. Hikayelerinde kendini çizen Giovanna Casotto, İtalya’nın ilk kadın erotik çizgi romancısı. Erotik çizgi romanın ustası olarak Casotto aynı zaman bir ayak fetişisti. Kişisel sitesinde fetiş fotoğraflarını yayınlayan Casotto model ile çalışmaktan keyif aldığını söylüyor.

-- --

 Portremi Salvador Dali Çeksin | Ferhat Çelik

Ferhat Çelik: Bir idol, ya da özellikle takip etmiş olduğum fotoğrafçı(lar) yok. Gündemde yer alan çalışmaları elbette izliyorum. Diğer sorunun cevabını hiç düşünmedim. Şu an düşününce, (mümkün olmasa da) portremin, farklı bir disiplin içerisinde yer alan, Salvador Dali tarafından çekilmesini arzu ederdim.

-- --

 En Muhalif Sanatçı | Michael Dickinson

Öğretmen, aktör, yönetmen, yazar ve kolaj sanatçısı… İngiliz.20 yıl Türkiye’de yaşadı. Tayyip Erdoğan'ı bir köpek yarışmasında ABD Başkanı George Bush'tan ödül alan bir köpek olarak gösterdiği için gözaltına alındı. Dickinson, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret etmekle suçlandı. Apar topar sınır dışı edildi. Öykü kaba hatlarıyla böyle. Hikayenin başına dönersek; İngiliz sanatçı, yine Erdoğan'a hakaret suçuyla yargılanan savaş karşıtı Erkan Kara'ya destek amacıyla, onun yargılandığı mahkemeye gitmişti. Mahkeme önünde dava konusu olan kolajı sergiliyordu. Polis, Michael Dickinson'dan, mahkemenin önünde sergilediği bir kolajı kaldırmasını istedi. Aynı kolaj Kadıköy Meydanında düzenlenen savaş karşıtı bir etkinlikte, Küresel Barış ve Adalet Koalisyonunun (KÜRESEL-BAK) çadırında da sergilenmişti. Dickinson hakkında hazırlanan iddianamede, ''kamu görevlisine karşı görevinden dolayı onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek'' suçundan TCK'nın 125. maddesi uyarınca 1 ile 2 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor. 

-- --

 Sanat Engel Tanımaz | Ayşe Işık | Eşref Armağan

Ayşe Işık henüz daha 5 yaşındayken iki kolunu birden kaybetmiş. Adıyaman’da bir buğday makinesine kaptırmış kollarını. Hayatının başında böyle bir travma yaşayınca dünyaya küsmüş. Okula gitmek, insan içine çıkmak, hatta yaşamak bile istememiş. Fakat yıllar sonra resim ile tanışınca yeniden doğmuş. Hayata sarılmış. Resim yaparken bütün sıkıntılarından, üzüntülerinden uzaklaşıyormuş. Resimlerini nasıl yaptığını sormayın; tabi ki ayaklarıyla!

-- --

 SANATÇI VE SANATSEVER NASIL GİYİNİR?

Galericilik ve yayıncılığıyla Türkiye’de kendisini kanıtlamış, Bilim ve Yurt Dünya Sanat Galerileri’nin kurucu ve yöneticisi Nevzat METİN’in yeni bir girişimine daha şahit oluyoruz. Yeni ve yol açıcı, Türk plastik sanatlarına ve kültür hayatına katkı üretmek amacıyla özgün bir yapılanma gerçekleştiriyor: UKKSA/Uluslararası Knidos Kültür Sanat Akademisi! Datça Yakaköy’de 11.000 m² açık alan 1.404 m² kapalı alandan oluşan atölyeleri, misafirhanesi, kütüphanesi, sergileme salonları ile doğa içerisinde kuruluş çalışmaları süren sivil bir akademi.

---
Copyright © Artiz Yayıncılık Reklamcılık İletişim Hizmetleri 2006-2008. A.R.D